Hafıza mı dediniz?

Hafıza nasıl gelişir? Ne yapmalı? Gibi soruların cevapları için uzun uzun hafıza tekniği kitapları okumanıza gerek yok. Özet olarak:

İşin biyolojik açıklaması şu. Beyinde yeni bilgiler oluşurken beyindeki hücreler (nöronlar) yeni sinapslar (hücreler arası köprüler) yapar. Bu sinapsların yapımı ilk başlarda güçtür ve kullanılmazsa çok çabuk kırılırlar. Bu yüzden bir kere çalışıp hiç tekrarlanmayan bilgiler birkaç günde uçup gider.

Bir saat sonra, bir gün sonra, üç gün sonra, bir hafta sonra ve bir ay sonra yapılan tekrarla bilgiler kalıcı olmaktadır. Çünkü o sinapsları sıkça kullanıyorsunuz. Tekrardan kasıt derse baştan çalışmak veya sadece test çözmek değil, ders notlarınıza birkaç dakika göz gezdirip (hızlıca ama anlayarak okuyup, zaten bildiğiniz şeyler olduğu için hızlıca okumak kolay) test çözmektir.

Bilgilerin hafızada kalması için bence en önemli etken bilgileri anlamak yani şu meşhur “Mantığını kavramak.” olayıdır.

Basit bir örnek vereyim. (Anlatırken biraz derine inip zorlandım, amaç örnek vermek, benden fizik öğrenmenize gerek yok bu konuda berbatımdır. 🙂 )
Neden potansiyel enerjinin formülü mgh? Çünkü bir cisme yapılan iş ona enerji kazandırır, ben bir
cismi itersem ben ona iş yaparım ve cisime de enerji aktarmış olurum, enerji yoktan cisimde varolmaz. Benim yaptığım iş (F.X) kuvvet çarpı cismi ittiğim yol uzunluğudur (x) ve enerjiye dönüşmüştür.  mgh belirli bir yükseklikteki cismin enerjisinin formülüdür yani potansiyel enerji.
O cismi serbest bırakırsanız yere düşmeye başlar ve düşerken de tabii hızlanır, hızı olmazsa ilerleyemez ve düşemez zaten.
Eee enerji yoktan var olamıyor demiştik bu cisme enerji nereden geldi. Tabii ki dünya cisme bir çekim kuvveti uyguladı. Buna yer çekimi diyoruz.
Kuvvet = cismin kütlesi x yerçekimi ivmesi idi. (Buradan F = ma formülünü de görmüş olduk.) H ise düşeydeki yol uzunluğudur ve x dir.
Potansiyel enerji denkleminden F.X çıktı yav ne tesadüf :)) Sonra cisim yere düşünce potansiyel enerjisi kalmadı çünkü cisim bir zemine düştü ve zeminin tepki kuvveti dünyanın cisme uyguladığı yer çekimine eşit ve net kuvvet sıfır. Dünya bu durumda iş yapamıyor, bu yüzden cismin potansiyel enerjisi yok.
Ama daha önce iş yaptığı yani potansiyel enerji kinetik enerjiye dönüştüğü için şimdi cismin kinetik enerjisi dolayısıyla hızı var.
Bu kinetik enerji potansiyel enerjiye eşit. Haydaaa. mgh = 1/2 m Vkare neden eşit?

Şöyle eşit arkadaşlar: (Paragrafı okumak yerine direk aşağıdaki sketchtoy linklerine bakabilirsiniz)
Önce hız zaman grafiğinde alan yolu veriri bileceğiz. (Zaten yolun zamana bölümü hızdır.)
Cismin hızı 30 olacak olsun. Peki ama serbest bırakılan cisim kariyerine direkt 30 m/s hızla mı başlıyor yoksa giderek mi hızlanıyor? Düştükçe potansiyel enerjisi kademeli olarak azaldığı ve kinetik enerji kademeli olarak arttığı için 0’dan başlayıp 30’a kadar 3 saniyede çıkıyor. (V = a.t buradan a = V/t = x/tkare yani metre bölü saniye kare)
(V = a.t olduğu ve yerçekimi ivmesi 10 olduğu için cisim 3 saniyede 30m/s hıza ulaşacak.) O yüzden hız zaman grafiğimiz bir üçgen olacak.
30 x 3 = 90 üçgende alan 2ye bölünür etti 45. (Bu arada 1/2.g.tkare formülü de buradan çıkıyor, veya 1/2.a.tkare)
Cisim 45 metre yol almış. (Bu işlemleri yolun nasıl bulacağını açıklamak için verdim.) (Aslında yaptığımız ortalama hızla süreyi çarpıp yolu bulmak.) (Ortalama hız da ilk hız + son hız bölü 2 çarpı zaman)
Yolu bulduk kuvvet kaldı. Kuvvet m.a (m kütle a ivme) Formül F.x’ten m.a.x haline geldi. x yani yolu hız zaman grafiğindeki üçgen alanından bulduk yani
x = V.t / 2 idi. Formül m.a.V.t/2 halini aldı. V = a.t a = V/t m.a ‘daki a’nın yerine V/t yaz. m.(V/t).V.t/2 oldu. tler birbirini sadeleştirdiği için
geriye alnı şanlı 1/2 m.Vkare kalmış oldu bunu F.x ten çıkardık. F.x’in de mgh olduğunu zaten söylemiştik.

İşlemler karışık olduğu için bir de yazarak yaptım:

(Fx = mgh) http://sketchtoy.com/42920282

(Fx = 1/2mVkare) http://sketchtoy.com/42921739

Hazır el atmışken itmenin neden momentum değişimine olduğuna el attım, bu daha basit.

http://sketchtoy.com/42922078

Not: Değişim (delta kullanılmasının nedeni basit. İş de enerji değişimine eşittir. Çünkü zaten her cismin enerjisi ve momentumu var. Ben bir cisme 50 joule iş yapınca onun enerjisine 50 joule eklerim, onun enerjisi 50 joule olmaz. O yüzden değişimi kavramı kullanılır.

Buradan çıkarmamız gereken payda şu ki fizikte formüllerin mantıklı açıklaması var. Bu mantıklı açıklamaları bilirsek hem konuya adapte oluruz hem de formülleri unutmayız.
Bir çok formül doğru orantılı olanların çarpılıp, ters orantılıların bölünmesiyle bulunur. Tam sonuç bulmak için önüne bir k (sabit) ekleyiveriyorsunuz.

“Hafıza Teknikleri”nin ana teması şudur. İşin içine görselliği (dolayısıyla duyguları) de katarak beynin iki lobunun beraber çalışmasını sağlamak.
Söz gelimi, kutup yıldızının diğer adı nedir? D ile başlıyor. İlkokulda öğretilen bu gereksiz bilgiyi büyük ihtimal çoğunuz unuttunuz ve cevap  veremediniz. Diyelim bir öğretmen öğretmencisine bunu sordu. Öğrenci bilemedi. Öğretmen “Demirkazık ulan kaç kere söyledim be demirkazık!!” diye bağırdı, ve şlapp. (Tamam biraz fazla hayali bir olay oldu.) Çocuk bu olaydan dolayı utanç duymuş, arkadaşlarının önünde mahcup olmuşsa yıllar sonra bile “Hocam bana vurduydu.” diyip demirkazığı unutmayabilir. Kutup yıldızını unutur, bunu unutmaz.
Tabii biz hafıza teknikleriyle edebiyat kurslarında kimseye dayak atmıyorlar. Orada yaptıkları şey genellikle yazarlarla eserleri bağdaştırarak saçma hikayeler türetip kolay hatırlanmasını sağlamak.

Ben yılın başında hafıza teknikleriyle ilgili bir kitap bitirdiğim halde ekstra bir yöntem kullanmaya gerek duymadım. Yukarıda da dediğim gibi olaylar mantık süzgecinden geçirildiğinde ve de yeterli test çözüldüğünde bir şeyleri hatırlamak olası.

Ha ama şu yöntemi kullandım, ve mutlaka siz de kullanacaksınız. Formülleri kodlamak. Manyetik alanda dönen cismin yarıçapı: Ma.Vi/Qü.B (mxv/qxb)
Bunun gibi formülleri kullanmadan önce gene mantık öğrenmeye bakın ama sınavda yerçekimini yeniden keşfetmeniz olası olmadığından ufak bir tereddütte formülü yapıştırıp daha önceden aşina olduğunuz soruyu çözüvereceksiniz ve muhtemelen de doğru sonuca ulaşacaksınız.
Dur bari bir formül daha vereyim. Saçak aralığı = Lale/dana yani LxLamda/d(yarıklar arası uzaklık) x n (kırıcılık katsayısı) Unutmazsınız.

Tam olarak hafıza tekniği olmayan ama önemli bir yol ise bilgileri özümserken farklı kanalları aynı anda kullanmak.
Söz gelimi, biyolojide sadece okumayın. Yazın, sesli okuyun, bağırın, şarkı gibi söyleyin, arkadaşlarınıza anlatın. Öğrenmek için farklı kanallar kullandınız ve birinden unutsanız öbüründen hatırlayabilirsiniz.

Bu da internetten kopi-peyst yaptığım birkaç unutmaya sebep olan faktör:
İşlenen konuya duyulan ilgisizlik (Konuyu-dersi sevmemek)
Aynı ders ile ilgili olarak, son işlenen konuların ilk işlenen konular ile bağdaşmaması
Konuların zihinde canlandırılamaması
Dikkatsizlik
İşlenen konunun anlamlı olmaması, zihinde bir yere oturmamasıdır.

Gene son sözüm:
Bu iş sadece hafızayla olmaz, not almayı ihmal etmeyin. 🙂

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s